Kuşak Çatışmaları

Bugün Z kuşağı ile diğer kuşakların arasındaki farkları ve insanların neden inatla bu farkları anlamadıklarını bir nebze anlatmaya çalışacağım. Bunlar benim kendi görüşlerim; katılanlar olur veya katılmayanlar olur, saygı duyarım. Bunu da baştan söyleyeyim.

Çocuk oyunlarının evrimi

En bariz fark tabii ki zaman ve teknoloji. “Yahu teknoloji zaten gelişiyor gelişmesine kardeşim, bununla kuşaklar arasında ne fark var? 70-80’li yıllarda doğanlar da bunu kabul ediyor yav,” diyebilirsiniz. Haklısınız, benim burada bahsettiğim teknoloji global platformlar. “Nasıl yani?” Şöyle güzel kardeşim: Yeni nesil bir şey istediğinde olmayınca üzülüyor. Bu bariz. Peki, insanlarımızın bu duruma söylediği o çok güzel söz ne? “Bizim zamanımızda şunlar bunlar yoktu.” Ya güzel abim, ablam; tamam senin zamanında yoktu ancak sen diğer dünyadan bihaberdin. Şu an günümüzde bir tık ile Amerika’da herhangi bir gencin nasıl hayat yaşadığını görebiliyorsun. Üstelik senin hayallerin, onlar için gülünç bir şey olunca... Türk insanının tek derdi bir iş, ev ve araba. Ya bunlar olunca zaten dünyaları almış gibi sevinecek bir milletiz; bırakın da insanlar yeni bir akıllı telefon, yeni bir bilgisayar alsın. Onları da çok görmeyin.

İstatistik 25-35 yaş arası Mutluluk Oranı

Zaman konusuna da şu şekilde değineceğim. TikTok, Instagram, Twitter (yeni adıyla X) platformlarında gençlerin yaptığı hareketleri eleştirerek, “Yav bu Türkiye nereye gidiyor?” diye soranlar -ben de dahil olmak üzere- bir hayli fazla. Kardeşim şunu bir öğrenin; şu an gençler sadece Türkiye’de değil, globalde böyle. Onlar yaşlarının getirdiği şeyleri yapıyorlar. Tıpkı büyüklerimizin gençliklerinde yaptıkları hareketler Z kuşağına göre farklıysa, şu an gençlerin yaptıkları da aynı şekilde aslında.

Şu an bir tebeşir alıp yere seksek çizilecek zaman değil ki... Bunu büyük ihtimalle yapsalar minimum ölecek genç sayısı 10 falandır. Şaka değil; o kadar çok yaygınlaşan araba ve bina sektörü var ki, insanların özgürce oyun oynayabileceği, koşturabilecekleri alanları ellerinden aldıktan sonra o insanı "bunu yapmıyor" diye eleştiremezsin.

İstanbul’dan bir fotoğraf

“Genç nesil iş beğenmiyor” diyorsun; beğenmez tabii. Neden beğensin? Şu an sokakta gördüğün 10 gençten 9’u üniversite mezunu.

Türkiye’de üniversite mezunu sayısı %44.9

Herkes kendi okuduğu bölümü yapmak istiyor. Herkes öğrendiği şeyleri yapmak istiyor ancak sen yine onun önüne taş koyarak minimum 2 yıllık tecrübe istiyorsun. Yani istediğin tecrübede büyük bir firma olsan, tüm dünyada adın geçse anlarım. Alt tarafı insan kaynaklarına bir insan alacaksın, 10 fabrikadan/iş yerinden 11 tanesi tecrübe istiyor. Günde 12 saat çalışarak köle olacakları işlerde 30-40 bin maaş verirsen, o insanın harcayacak enerjisi de zamanı da kalmaz güzel abim.