Günümüze ulaşmayan saraylar
Dünyamız çok uzun yıllardır dönmekte ve tarihte milyonlarca imparator geldi, milyonlarca imparatorluk yıkıldı. Her ülkenin ve her liderin kendini “en iyisi” olarak göstermek için yaptığı fakat günümüze ulaşmayan 10 güzel saraya bakalım.
1 - Kristal Sarayı (The Crystal Palace) – Londra, İngiltere

Listemizin zirvesinde, masallardaki gibi prenslerin ya da kraliçelerin uyuduğu bir saray yok. Burası, Sanayi Devrimi'nin ve insan zekasının "gövde gösterisi" yaptığı yerdi.
• Neden Bu Kadar Efsane? 1851 yılında Londra'daki Büyük Sergi için Hyde Park'a inşa edildi. O güne kadar görülmemiş bir mühendislik harikasıydı. Düşünün ki, o dönemde binalar karanlık ve kasvetli taş yığınlarıydı; Kristal Saray ise demir iskelet üzerine oturtulmuş tam 900.000 metrekarelik camdan oluşuyordu! İçeriye o kadar çok gün ışığı giriyordu ki, yapının içinde devasa karaağaçlar bile büyümeye devam ediyordu. Modern gökdelenlerin ve AVM'lerin büyük büyük dedesi diyebiliriz.
• Sonu Nasıl Oldu? Sergi bittikten sonra yapı sökülüp Londra'nın güneyine (Sydenham) taşındı. Ancak 1936 yılının Kasım ayında korkunç bir yangın çıktı. Devasa cam duvarlar eridi, demir iskelet büküldü. Yangını izleyen Winston Churchill'in o gece şöyle dediği söylenir: "Bu, bir çağın sonudur." Bugün yerinde sadece merdiven kalıntıları ve hüzünlü bir park var.

2. Büyük Saray (The Great Palace of Constantinople) – İstanbul

• Neden Önemli: Yaklaşık 800 yıl boyunca imparatorlara ev sahipliği yaptı. Sadece bir bina değil; pavyonlar, kiliseler, hamamlar ve bahçelerden oluşan dev bir kompleksti.
• Sonu: Zamanla terk edildi ve üzerine Sultanahmet bölgesi inşa edildi. Bugün sadece Mozaik Müzesi'nde o ihtişamın kırıntılarını görebiliyoruz.

3. Eski Yazlık Saray (Yuanming Yuan) – Pekin, Çin

Buna "Doğu'nun Versay'ı" deniyordu. Çin imparatorlarının sanat ve mimari şaheseriydi.
• Neden Önemli: Devasa bahçeleri, gölleri ve içindeki paha biçilemez sanat eserleriyle biliniyordu. O kadar büyüktü ki "Bahçelerin Bahçesi" olarak anılırdı.

• Sonu: 1860'ta İkinci Afyon Savaşı sırasında İngiliz ve Fransız askerleri tarafından yağmalandı ve yakıldı. Bu olay, Çin tarihinde hala büyük bir utanç ve hüzün kaynağıdır.

4. Whitehall Sarayı – Londra, İngiltere

Bugün bildiğimiz Buckingham Sarayı'nı unutun çünkü; Whitehall, zamanında Avrupa'nın en büyük sarayıydı (Versay'dan bile büyüktü!).
• Neden Önemli: 1.500'den fazla odası vardı. VIII. Henry gibi ünlü krallar burada yaşadı. Bir şehir içinde şehirdi.
• Sonu: 1698'de çıkan korkunç bir yangınla (bir hizmetçinin çarşafları kuruturken mum devirmesi sonucu olduğu söylenir) neredeyse tamamen yok oldu. Geriye sadece Banqueting House kaldı.

5. Tuileries Sarayı – Paris, Fransa

• Neden Önemli: Fransız krallarının Paris'teki ana ikametgahıydı. Louvre ile birleşerek devasa bir kompleks oluşturuyordu. Marie Antoinette'in hapsedildiği yerlerden biriydi.

• Sonu: 1871'de Paris Komünü ayaklanması sırasında isyancılar tarafından ateşe verildi ve sonrasında tamamen yıkıldı.

6. Domus Aurea (Altın Ev) – Roma, İtalya

İmparator Nero'nun deliliğinin ve ihtişam tutkusunun simgesi.
• Neden Önemli: Duvarları altın varaklarla, tavanları değerli taşlarla kaplıydı. Yemek odasının tavanı, misafirlerin üzerine parfüm ve çiçek yaprakları dökmek için dönerdi.
• Sonu: Nero öldükten sonra halk ve sonraki imparatorlar bu "israf abidesinden" o kadar nefret ettiler ki, sarayı toprakla doldurup üzerine (bugünkü Kolezyum dahil) başka yapılar inşa ettiler.

7. Persepolis – İran

Pers İmparatorluğu'nun törensel başkenti. "Kralların Kralı"nın gücünü gösterdiği yer.
• Neden Önemli: Devasa sütunları, "Tüm Milletler Kapısı" ve duvar kabartmalarıyla antik dünyanın en etkileyici yapısıydı.
• Sonu: Büyük İskender, şehri ele geçirdikten sonra (efsaneye göre sarhoş bir eğlence sırasında) sarayı ateşe verdi. Bugün kalan sütunlar bile o büyüklüğü hissettirmeye yetiyor.

8. Nonesuch Sarayı – Surrey, İngiltere

İsmi bile "Eşi Benzeri Olmayan" (None-such) anlamına geliyor. Kral VIII. Henry'nin güç gösterisiydi.
• Neden Önemli: İngiltere'de Rönesans mimarisinin ilk ve en büyük örneklerinden biriydi. Dış cephesi alçı kabartmalarla süslü, masalsı bir yapıydı.
• Sonu: Yıkılma sebebi çok ilginç: Kral II. Charles'ın metresi Barbara Villiers, kumar borçlarını ödemek için sarayı parça parça sattı ve yıktırdı!
9. Moctezuma’nın Sarayı – Meksika

Amerika kıtasının keşfinden önceki en büyük lüks merkezi. Aztek İmparatoru'nun evi.
• Neden Önemli: İspanyol fatihler geldiklerinde gözlerine inanamadılar. İçinde hayvanat bahçeleri, botanik bahçeleri ve devasa akvaryumlar vardı. Duvarlar nadir kuş tüyleri ve altınla kaplıydı.
• Sonu: Hernán Cortés ve askerleri Tenochtitlan'ı (bugünkü Mexico City) ele geçirdiklerinde sarayı yerle bir ettiler. Bugün Mexico City'deki Ulusal Saray, bu yıkıntıların üzerine kuruludur.

10. Sans-Souci Sarayı – Haiti

Buna "Karayiplerin Versay'ı" deniyordu. Kölelikten imparatorluğa giden bir hikayenin simgesi.
• Neden Önemli: Haiti Devrimi'nden sonra Kral Henri Christophe tarafından, siyahların da Avrupalılar kadar (hatta daha) muhteşem yapılar inşa edebileceğini kanıtlamak için yapıldı. Dağların tepesinde, sislerin içinde bir mühendislik harikasıydı.

• Sonu: 1842'deki büyük depremde ağır hasar gördü ve bir daha onarılmadı. Şimdi UNESCO listesinde hüzünlü bir harabe olarak duruyor.
